Twitter, Facebook, FriendFeed gibi sosyal ağların geleceğine dair Matthew Buckland ve arkadaşları bazı konsept çalışmalar yapmış. İlk bakışta bilim-kurgu filmlerinden bir sahne gibi görünsede yakın gelecekte böyle cihazların kullanılmaması için bir neden göremiyorum.
Elinizdeki telefonu veya başka bir dijital aygıtı karşınızdaki kişiye doğrulttuğunuzu ve ismini, yaşını, twitter iletisini, facebook durumunu, sık görüştüğü arkadaşlarını ve daha bir çok şeyi görebildiğinizi hayal edin:
Ya da girdiğiniz bir muhitte karşınızdaki evlere doğrultarak o evlerde kimlerin yaşadığını, komşularını veya mahalle bilgisini görebildiğinizi, ev sakinlerine telefon veya mail ile ulaşabildiğinizi hayal edin:
Ya da iş ortamında bir toplantı esnasında veya ofisinizdeki bir kalabalığa doğrulttuğunuzu ve bu kişilerin isimlerini, mesleklerini, son twitter iletilerini gördüğünüzü hayal edin. Artık isimleri aklınızda tutmak tarih oluyor:
Buradaki sorun; gizliliğin tamamen ortadan kalkması gibi görünüyor. Ama düşündüğümüzde biz zaten çeşitli sosyal ağlarda bütün bilgilerimizi insanlara sunmuyor muyuz? Facebook hesabı olmayan kaç insan kaldı? Kişisel – kurumsal sitelerinde veya bloglarında kendi bilgilerini, açık adreslerini yayınlamayan kaç kişi tanıyorsunuz?
Ben ise bunun t-shirt veya gömlek versiyonunu yıllardır hep hayal etmişimdir. Giydiğim giysinin üzerinde beliren kişisel bilgilerim, sosyal ağlardaki hesaplarımdan özetler, yayınladığım blogumdan son yazılar vb.
Karşımdaki kişi benimle tanışmadan, izin verdiğim bütün bilgilerimi görebilecek. Bu şekilde sosyalleşme daha hızlı ve daha kolay bir hale gelecekti. İş hayatı, sosyal çevre, kızlarla tanışma sendromu hepsi tarih olacaktı.
Bu şimdilik benim için bir hayalden öte değil. Ama kimbilir, belki bir gün..


